Barbie ve Ken Masalı
Kalplerin renklerle attığı, sevginin utangaçlık sayılmadığı, duyguların saklanmadığı bir ülke varmış: Parlak Diyar. Bu diyarda insanlar yalnızca gülmeyi değil, sevmeyi de öğrenirmiş. Çünkü burada aşk, cesaretle ölçülürmüş.
Parlak Diyar’da herkesin tanıdığı bir kız yaşarmış: Barbie. Barbie sadece zarifliğiyle değil, cesur kalbiyle de bilinirmiş. O, başına taç takan ama başını öne eğmeyen bir prensesmiş. Sevdiğinde saklanmaz, korktuğunda kaçmazmış.
Ve Barbie’nin kalbinde yalnızca bir kişi varmış: Ken.
Ken, Barbie’nin sevgilisiymiş.
Ama öyle süslü sözler eden, her şey yolundayken yanında duran biri değilmiş. Ken, Barbie düştüğünde dizlerinin üzerine çöken, onun gözyaşını avucunun içine alan bir kalbe sahipmiş. Sessizmiş ama güçlüymüş. Gücü sesinde değil, sadakatindeymiş.
Bir akşam Parlak Diyar’ın gökyüzü kararmış. Yıldızlar sönükleşmiş, ay bulutların arkasına saklanmış. Barbie, sarayın balkonunda durmuş, içini kemiren huzursuzluğu bastırmaya çalışıyormuş.
— Ken… demiş titrek bir sesle.
— Buradayım Barbie, diye cevap vermiş Ken hemen.
— Kalbim sıkışıyor. Sanki bizi ayırmak isteyen bir şey var.
Ken Barbie’ye yaklaşmış, alnını onun alnına dayamış.
— Bizi ayırmaya çalışan her şeyle savaşırım. Senin için.
O anda sarayın kapıları gürültüyle açılmış. İçeri Gölge Muhafızları girmiş. En önde, soğuk bakışlı Karanor duruyormuş. Karanor, Parlak Diyar’da aşkın gücünden korkan biriymiş. Çünkü aşk varsa, kontrol edemezmiş.
— Barbie, demiş alaycı bir sesle. — Sevgin yüzünden denge bozuluyor.
— Sevgi dengeyi bozmaz, diye karşılık vermiş Barbie. — Sevgi dengeyi kurar.
Karanor gülmüş.
— O zaman seni ondan ayıracağız. Bakalım hâlâ bu kadar güçlü olacak mısın.
Bir anda yer yarılmış. Ken’in ayaklarının altı kaymış.
— BARBIE! diye bağırmış Ken.
— KEN!
Ken karanlığa düşerken son gördüğü şey Barbie’nin uzanan elleri olmuş.
Ken, Unutuluş Diyarı’na gönderilmiş. Burası insanların sevdiklerini hatırlamakta zorlandığı, kalplerin ağırlaştığı bir yermiş. Ama Ken düşerken bile bir şeyi unutmamış: Barbie’yi.
Ken dizlerinin üzerine çökmüş.
— Hatırlayacağım, demiş kendi kendine. — Ne olursa olsun onu hatırlayacağım.
Barbie ise sarayda diz çökmüş ama gözyaşlarını içine akıtmış. Çünkü o ağlamak yerine savaşmayı seçermiş.
— Onu geri alacağım, demiş kararlı bir sesle.
— Yalnızsın, demiş Karanor.
— Hayır, demiş Barbie. — Aşkım yanımda.
Barbie gizlice yola çıkmış. Önce Kırık Kalpler Ormanı’ndan geçmiş. Bu ormanda yürüyen herkes, geçmişte incindiği anları görürmüş.
Bir ses fısıldamış:
“Onsuz yapamazsın.”
Barbie durmuş.
— Yapamam zaten, demiş yüksek sesle. — O yüzden vazgeçmeyeceğim.
Orman susmuş.
Ken bu sırada Unutuluş Diyarı’nda ilerliyormuş. Yol boyunca sesler duyuyormuş:
“Barbie seni unuttu.”
“Kimse seni seçmez.”
Ken yumruğunu sıkmış.
— Barbie beni seçti. Ve ben de onu. Bu seçim bitmez.
İki sevgili farklı diyarlarda ama aynı anda yürüyormuş. Çünkü aşk bazen aynı yolu değil, aynı niyeti paylaşmakmış.
Barbie Aynalar Geçidi’ne gelmiş. Aynada Ken’i görmüş. Bitkin ama dimdik.
— Seni görüyorum, diye fısıldamış.
— Seni hissediyorum, demiş Ken aynı anda.
Sonunda büyük kapı açılmış. Barbie ve Ken karşı karşıya gelmiş. Aralarında Karanor durmuş.
— Son şansınız, demiş. — Biriniz vazgeçerse diğeriniz kurtulur.
Barbie hiç tereddüt etmemiş.
— Onsuz bir kurtuluş istemiyorum.
Ken gözleri dolarak konuşmuş.
— Onu bırakmam. Ne pahasına olursa olsun.
Karanor bağırmış.
— Aşk zayıflıktır!
Barbie ileri atılmış.
— Hayır. Aşk, korkarken bile kalabilmektir!
Ken Barbie’nin elini tutmuş.
— Birlikteyiz, demiş. — Ve bu yeter.
O anda Parlak Diyar’ın ışığı geri dönmüş. Karanor’un gölgeleri dağılmış. Çünkü gerçek sevgi, karanlığı tanır ama ona ait olmazmış.
Parlak Diyar kurtulmuş. İnsanlar sevgilerini saklamamaya başlamış. Çocuklar Barbie ve Ken’in hikâyesini anlatmış.
O gece Barbie ve Ken yıldızların altında durmuş.
— Korktun mu? diye sormuş Barbie.
— Çok, demiş Ken. — Ama seni kaybetmek daha korkunçtu.
Barbie gülümsemiş, Ken’in elini sıkmış.
— Aşk böyle bir şey sanırım. Kaçmamak.
Ve o günden sonra herkes şunu öğrenmiş:
Gerçek masallar, birbirini seven iki kalbin aynı anda vazgeçmemesiyle yazılırmış.
Masal burada bitmiş…
Ama Barbie ile Ken’in aşkı, anlatıldıkça güçlenmeye devam etmiş.